İletişim Başkanı Duran, New York'ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında düzenlenen "100.
Öne çıkan bilgiler
- 01
Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri" başlıklı panelde, Türk-Amerikan diplomatik ilişkilerinin 100. yılına ilişkin açıklamalarda bulundu.
- 02
"Kritik bir tarihsel dönemeçten" geçildiğine ve bu dönemde iki ülke arasındaki ilişkilerin çok önemli olduğuna dikkati çeken Duran, "Uluslararası sistemin bizzat yeniden şekillendiği bir dönemden geçmekteyiz.
- 03
2027 yılı, her iki ülkenin de uluslararası sistemdeki rollerini yeniden tanımladığı bir dönem olacaktır.
- 04
Bu 100. yıl, kuşkusuz her iki ülke için de stratejik bir dönüm noktasıdır." ifadesini kullandı.
Haberin ayrıntıları
Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin 1927'de başladığında yeni kurulan bir uluslararası sistemin içine doğduğunu anlatan Duran, "Yüz yıl sonra bugün, mevcut uluslararası düzen bir kez daha yeniden yapılanma sürecinden geçmektedir." değerlendirmesini yaptı. Duran, bugünün uluslararası düzeninde gücün birden fazla merkez arasında dağıldığını ve bölgesel aktörlerin her zamankinden daha fazla önem kazandığını vurgulayarak, ekonomik karşılıklı bağımlılıkların sürdüğünü ve jeopolitik rekabetin derinleştiğini kaydetti.
Washington-Ankara ilişkilerinin önemini, "Türkiye-ABD ilişkilerinin tarihi, birçok açıdan geçen yüzyıldaki dünya tarihinin bir özeti niteliğindedir." sözleriyle dile getiren Duran, iki ülke arasındaki ilişkinin, sürekli ve doğrusal bir ilerleme modelinden değil, ilişkinin işlevsel uyum sağlama kapasitesinden kaynaklandığını vurguladı. Duran, değişen koşullara uyum sağlama yeteneğinin Türkiye açısından önemli bir güç kaynağı olduğunu anlatarak, 100 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti'nin önceliğinin diplomatik normalleşme ve egemenliğinin tanınması olduğunun altını çizdi.
İki ülke arasındaki "stratejik dönüşümün" 2. Soğuk Savaş boyunca hem Türkiye'nin hem de ABD'nin ortak stratejik tehditlerle karşı karşıya kaldığını ifade eden Duran, özellikle Kıbrıs sorunu ve savunma ilişkilerindeki krizler gibi konularda ciddi anlaşmazlıklar yaşandığını hatırlattı.
İletişim Başkanı Duran, "Lakin ittifaklar, her zaman tam bir mutabakat üzerine kurulmayabilir. Türkiye ile ABD'nin en zorlu dönemlerde dahi diyaloğu sürdürmüş olmalarının, "Türkiye-ABD ilişkilerinin stratejik dayanıklılığının" bir göstergesi olduğunu ifade eden Duran, "Zaman içinde, ortak işbirliği alanlarımız kurumsallaşmış bir diyalog geleneğinin oluşmasına katkı sağlamıştır.
İki liderin doğrudan temaslarının daha yapıcı bir ortamın oluşmasına katkı sağladığını söyleyen Duran, üst düzey siyasi liderliğin Türkiye-ABD ilişkilerindeki önemine dikkati çekti. Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceğinin "kriz yönetimi tarafından" şekillendirilemeyeceğini vurgulayan Duran, "Suriye, terörle mücadele ve savunma önemini koruyacaktır ancak stratejik bir ortaklık, aynı zamanda yeni işbirliği alanları da oluşturmalıdır." diye konuştu.
Duran, yeni yüzyılda Ankara ile Washington arasında savunma sanayisi, enerji, ticaret, yatırım, ileri teknoloji, yapay zeka, akademi, bilim, tedarik zincirleri ve kritik mineraller gibi alanların işbirliğini şekillendiren kritik başlıklar olduğuna dikkati çekerek, "Stratejik ilişkiler, yalnızca görüş ayrılıklarını yönetmekle kalmamalı, aynı zamanda yeni fırsatlar da yaratmalıdır." değerlendirmesinde bulundu. Yeni bir yüzyıla girerken ikili ilişkilerin genel bir değerlendirmesini yapan Duran, "100. yılımız, 3 amaca hizmet etmelidir; geçmişin hafızasını korumak, bugün toplumlarımız arasındaki bağları güçlendirmek ve bu ilişkiyi önümüzdeki yüzyıla taşıyacak nesli hazırlamak." ifadesini kullandı.
İletişim Başkanlığının 2027 yılı boyunca geniş kapsamlı birçok kültürel ve diplomatik etkinlik düzenleyeceğini anlatan Duran, "Bu etkinlikler aracılığıyla ülkelerimiz arasındaki dostluğu ve işbirliğini kutlamayı ümit ediyoruz." dedi.

Yeni içerikleri kaçırmayın
Yeni haber, rehber ve incelemeler yayınlandığında e-posta ve tarayıcı bildirimiyle haberdar olun.





Yorumlar (0)