Açıklamada, söz konusu soruşturmalar kapsamında bu dolandırıcılık yönteminin münferit şirketler bünyesinde değil çok daha büyük bir organizasyon kapsamında gerçekleştirildiğinin anlaşılması üzerine "bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık", "Sermaye Piyasası Kurulu Kanunu'na muhalefet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçları yönünden soruşturma başlatıldığı kaydedildi.
Öne çıkan bilgiler
- 01
Soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafından hazırlanan analiz ve değerlendirme raporları, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan mali analiz raporları, şüphelilerin ve söz konusu şirketlerin tespitine yönelik yapılan araştırmalar neticesinde düzenlenen tutanaklar ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen kapsamlı çalışmalar, araştırmalar ve tespitler yapıldığı aktarıldı.
- 02
Açıklamada, "İsrail vatandaşı" olan kişiler tarafından yönetilen dolandırıcılık organizasyonunda, ilk olarak farklı ülkelerde, "İsrailli dolandırıcılık baronları" tarafından operasyondan sorumluların belirlendiği, ardından bu kişiler tarafından ilgili ülkelerde şirket kurulumu, abonelikler, insan kaynakları yönetimi ve muhasebe gibi organizasyonel konuların planlanması yapılarak hedef ülkelerin dışındaki ülkelerde "paravan çağrı merkezi" adı altında firmaların kurulduğu bilgisi verildi.
- 03
Birçok farklı dil bilen kişilere yönelik olarak "conversion agent" ve "retention agent" ünvanıyla iş ilanları oluşturulduğu, bu iş ilanlarına başvuranların bir haftalık eğitime tabi tutulduğu ifade edilen açıklamada, bu eğitim kapsamında her bir şahsa bir "kod ad" verildiği ve bu kişilere kendilerine "maske hayat hikayesi" hazırlaması talimatı verildiği kaydedildi.
- 04
"Bu hayat hikayesine dolandırılmak istenilen mağdurları etkileyebilecek (Oxford vb. üniversite mezunu olmak gibi) unsurların eklenmesine özen gösterildi.
Haberin ayrıntıları
Bu kişiler işe başlamadan önce yalan makinesine sokularak herhangi bir güvenlik gücü ile ilişkisi olup olmadığı netleştirildi. Testte başarısız olan kişiler işe alınmadı.
Bu şüphelilerin mağdurlar ile daha detaylı görüşmeler gerçekleştirerek yatırım yapmaları yönünde ikna sürecini yürüttükleri, müştekilerin ikna edilmesinin ardından şüphelilere ait yurt dışında bulunan banka hesaplarına veya kripto cüzdanlarına para yatırmalarının sağlandığı ifade edilen açıklamada, şüphelilerin kontrol ettikleri kazanç verilerini değiştirebildikleri, sözde yatırım takip ekranlarında mağdurları kar etmiş veya piyasa şartlarıyla parasını kaybetmiş gibi gösterdikleri bildirildi. Açıklamada "Burada mağdurların kar ettiklerine dair gösterimin amacı, mağdurların sisteme daha fazla para yatırmasını sağlamaktı.
Mağdurlar paralarını çekmek istediğinde ise hesap bloke oldu. Bu blokenin kaldırılabilmesi için daha fazla para yatırılması veya belirlenen vergi tutarının yatırılması gerektiği gibi gerekçelerle mağdurlardan daha fazla para yatırma talebinde bulunuldu." değerlendirmesi yapıldı.
Mağdurların paralarının iade edilmediği ve mağdurlar ile iletişimin kesildiği, şüphelilerin mağdurlar tarafından gönderilen tutarlar ile herhangi bir yatırım işlemi yapılmaksızın söz konusu tutarları kendi kontrollerindeki banka hesaplarına veya kripto para cüzdanlarına aktardıkları ifade edilen açıklamada, şüphelilerin eylemlerini sistematik ve organize şekilde sürdürdüklerine işaret edildi. Açıklamaya göre çalışanlar hedef ülkelerin saat dilimlerine uygun olacak şekilde vardiyalı olarak çalıştırıldı, tüm bu faaliyetlerin hedef ülke konumunda bulunan ülkelerden veya Türkiye'den herhangi bir lisans almadan, denetlenmeyen aracı kurumlar üzerinden gerçekleştirildi.
Başsavcılığın açıklamasına şöyle devam edildi: "MİT'in yapmış olduğu kapsamlı çalışmalarda, İsrail vatandaşlarının yönettiği bu örgütlenmenin faaliyetlerini ülkemize kaydırma arayışı içinde olduğu tespit edildi. Bu kapsamda 2017 yılı içerisinde İsrail toprakları içerisinde mezkur dolandırıcılık faaliyetinin tamamen yasaklanmasına dair yasa İsrail Meclisinde kabul edildi.
Ancak bu yasa söz konusu faaliyetlerin yalnızca İsrail sınırlarında gerçekleştirilmesini yasakladı. Bu doğrultuda İsrailli dolandırıcılık baronları tarafından şüpheliler, İsrail vatandaşlarının dolandırılmaması adına katı bir şekilde talimatlandırıldı.
MİT ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde 29 farklı şirkete ait 44 sözde çağrı merkezi ile söz konusu şirket çalışanı ve yöneticisi konumunda olduğu tespit edilen 239 şüpheliye ait 286 ikamete, şüphelilerin yakalanabilmesi ve suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla İstanbul ve Muğla'da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiği bildirilen açıklamada, 201 şüphelinin gözaltına alındığı aktarıldı.

Yeni içerikleri kaçırmayın
Yeni haber, rehber ve incelemeler yayınlandığında e-posta ve tarayıcı bildirimiyle haberdar olun.





Yorumlar (0)