MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "81’nci Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması, uluslararası sistem ve BM’ye ilişkin yazılı açıklamada bulundu.
Öne çıkan bilgiler
- 01
"81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sessiz milyonların sesi olan, hakkın ve haklının yanında duran; açık, güçlü ve etkileyici mesajlarıyla Türk milletinin haklı duruşunu ve iradesini bütün dünyaya duyuran Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkürlerimi ifade ediyorum.
- 02
Uluslararası sistemin mevcut yapısı, dünyada yaşanan savaşlar, krizler, insani dramlar ve adaletsizlikler karşısında her geçen gün daha fazla sorgulanır hâle gelmiştir.
- 03
Birleşmiş Milletler başta olmak üzere küresel karar alma mekanizmalarının, dünyanın değişen siyasi, ekonomik ve jeopolitik gerçeklerini yeterince yansıtamadığı açıktır.
- 04
Özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısı ve daimî üyelerin sahip olduğu veto imtiyazı, adil, etkin ve kapsayıcı bir uluslararası düzenin önündeki temel sorunlardan biri olarak karşımızda durmaktadır.
Haberin ayrıntıları
Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sıklıkla ortaya koyduğu “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımı, yalnızca Türkiye’nin değil, daha adil, temsil gücü yüksek ve hakkaniyete dayalı bir dünya düzeni arayışının güçlü bir ifadesidir. Sözde kurallara dayalı uluslararası sistemin itibar ve inandırıcılığının kalmadığını uzun zamandır dile getiriyoruz.
İkinci Dünya Savaşı’nı müteakip galip ülkelerin, değer ve kurumlarının referansıyla şekillendirilen mevcut uluslararası sistem geldiğimiz aşamada kendi kuruluş değerleriyle de bağdaşmayan bir hal almıştır. Haklının güçsüz, güçlünün haklı olduğu adaletsiz bir yapının sürdürülebilir olması da mümkün değildir.
Nitekim 81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısının yapıldığı 21’inci yüzyılın ikinci çeyreğinde hala işgaller, haksız saldırılar, devletlerin egemenlik haklarının ihlali gibi uluslararası hukuka aykırı eylemler dünya huzurunu baltalamakta, barış ve güvenliği tehdit etmektedir. Böyle bir ortamda Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, 22 Eylülde BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada hem bölgesel ve küresel düzeyde yaşanan haksızlıklara, hem de BM’nin yenilenme ihtiyacına değinerek Güvenlik Konseyinin reforme edilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Bu kapsamda 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin vücut bulacağı günleri göreceğimize işaret etmiş ayrıca Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi ve maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyonun artık son bulması gerektiğini vurgulayarak Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet etmiştir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının zorunluluk arz ettiğini, bunun yolunun da temsili genişletmenin yanında, liderlik sorumluluğunu adil biçimde paylaşmaktan geçtiğini, farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dâhil etmek mecburiyetinde olduğumuzu, 'Dünya 5'ten büyüktür' çağrısının bu yönüyle daha geniş bir sorumluluk anlayışına davet olduğunu, reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmenin zorunlu bulunduğunu ve bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının kaldırılmasının yer aldığını belirtmiştir.
Nitekim BM Genel Sekreteri Guterres’in veda hitabında BMGK’nın Afrika’sız yapısını "savunulamaz" ilan edip Batı Şeria’da etnik temizlik yapıldığını itiraf etmesi ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Gazze’yi "utanç manzarası" olarak niteleyip veto sınırlama teklifi sunması, küresel sistemin iflasını en yetkili ağızlardan tescil etmiş, yıllardan beri dile getirdiğimiz uluslararası sistemin anarşik ve arızalı yapısına yönelik eleştirilerimizi haklı çıkarmıştır. 2023 Seçim Beyannamemizde de BM’nin yapısı ve işleyişi dâhil her yönüyle reforma tâbi tutulması gerektiğine vurgu yapılmıştır.
Hatırlanacağı gibi 1 Ekim 2024 tarihli TBMM Grup Toplantısında yapmış olduğum konuşmada; “Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi yapısı yeni baştan ve derhal reforme edilmelidir. Diğer yandan 30 Nisan 2024 tarihli TBMM Grup Toplantısında yaptığım konuşmada da özetle; “Güvenlik Konseyi’ndeki veto sistemi makul çözüm arayışlarını devamlı tıkamakta, demokratik olmayan, ahlaki ve şeffaflıktan yoksun olarak kabul edilmekte, bu da Birleşmiş Milletlerin temel ilkeleriyle çelişmektedir.
Fakat bunun sağlanabilmesi için Genel Kurulda üçte iki çoğunluk sağlanması ve daimî 5 üyenin onayı gerekmektedir.

Hızlı bilgiler
- Tarih
- 1 Ekim 2024, 30 Nisan 2024
Yeni içerikleri kaçırmayın
Yeni haber, rehber ve incelemeler yayınlandığında e-posta ve tarayıcı bildirimiyle haberdar olun.





Yorumlar (0)