Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başbakanlık döneminden bu yana katıldığı BM toplantılarında İsrail'in Filistin'deki soykırımını dünya gündemine taşıyarak, Filistin'in sesi oldu.
Öne çıkan bilgiler
- 01
Bu toplantılarda uluslararası toplumu İsrail'in zulmüne karşı birlikte hareket etmeye çağıran Erdoğan, sık sık çözümün 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve mütecanis topraklara sahip bir Filistin devletinin bir an önce kurulması olduğunu vurguladı.
- 02
Erdoğan, başbakan olarak katıldığı 2007'deki 62.
- 03
Gazze'de insanların çadırlarda yaşadığını, içilecek su bulamadığını vurgulayan Erdoğan, "Bu tabloya karşı biz insani görevimizi yapıyor muyuz?
- 04
Bölge ve dünya barışının önündeki en büyük engellerden biri olan Filistin sorununun çözümünün, ancak herkese adil ve eşit muamele edilmesi halinde mümkün olacağını ifade eden Erdoğan, "Gazze'deki insanlık dramının sona erdirilerek kalıcı huzur ortamının tesisi, insani ve vicdani sorumluluğumuzdur." ifadelerini kullandı.
Haberin ayrıntıları
Erdoğan, Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez 2014'te hitap ettiği BM 69. Erdoğan, "Bu çerçevede, uluslararası toplumu Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'deki Filistinli kardeşlerimize, bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip Filistin Devleti mücadelelerinde destek olmaya davet ediyorum." dedi.
Genel Kurulu'nda ise dünyada adaletsizliğin en çok yaşandığı yerlerden birinin, İsrail işgali altındaki Filistin toprakları olduğuna dikkati çekti. Bölgeye ilişkin haritaları gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sene 1947, neredeyse burada İsrail yok gibi, tamamı Filistin…
Tıpkı işgal edilen diğer Filistin toprakları gibi Golan Tepeleri ve Batı Şeria'daki yerleşim yerleri bu devletin sınırları içinde değilse nasıl oluyor da dünyanın gözü önünde gasbedilebiliyor?" Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgını nedeniyle video konferans ile katıldığı 2020'deki BM 75. Genel Kurulu'nda da insanlığın kanayan yarası olan Filistin'deki işgal ve zulüm düzeninin, vicdanları acıtmaya devam ettiğinin altını çizerek, şunları söyledi: "Türkiye olarak Filistin halkının rıza göstermediği hiçbir plana destek vermeyeceğiz.
Genel Kurulu'nda da Filistin halkına yönelik zulüm sürdükçe, Orta Doğu'nun kalıcı barış ve istikrara kavuşmasının mümkün olmadığını vurguladı. Genel Kurulu hitabında da Orta Doğu coğrafyasında kalıcı barış ve istikrarın tesisi açısından sona erdirilmesini gerekli gördükleri İsrail-Filistin ihtilafında, iki devletli çözüm vizyonuna güçlü destek verdiklerinin altını çizerek, "Kudüs'ün tarihi ve kültürel kimliği ile Harem-i Şerif'in kutsiyetine saygı gösterilmesi, işgal altındaki topraklardaki yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin durdurulması, Filistinlilerin can ve mal güvenliğinin sağlanması şarttır." ifadelerini kullandı Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023'teki BM 78.
Uluslararası barış ve güvenliğin imtiyazlı 5 ülkenin keyfine bırakılmayacak kadar önemli olduğuna şahitlik edildiğini belirten Erdoğan, bunun en dramatik örneğinin Gazze'de devam eden katliam olduğunu vurguladı. İsrail'in, o dönemde Gazze'de ulusal ve uluslararası basında çalışan 250 gazeteciyi kasıtlı olarak öldürdüğünü, Gazze'ye tüm girişleri yasakladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail, yine de soykırımı gizleyemedi.
Bu, 7 Ekim olayı öne sürülerek yürütülen bir işgal, tehcir, sürgün, soykırım daha doğrusu bir toplu kıyım politikasıdır." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Gazze, Hamas bahanesiyle yok edilirken, eş zamanlı olarak Hamas'ın yönetimde olmadığı Batı Şeria'nın da adım adım işgal edildiğini, infazlarla masum sivillerin katledildiğini dile getirdi. Bu yıl 22 Eylül'de BM Genel Kurulu'na hitap edecek Erdoğan'ın konuşmasının ana gündem maddesini yine İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırım, uluslararası alanda İsrail'e karşı atılacak adımlar oluşturacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki yıllarda katıldığı BM Genel Kurul toplantılarında olduğu gibi bu yıl da dünyanın dikkatini Gazze'de yaşanan soykırıma çekecek.

Yeni içerikleri kaçırmayın
Yeni haber, rehber ve incelemeler yayınlandığında e-posta ve tarayıcı bildirimiyle haberdar olun.





Yorumlar (0)